Tarhuncu Ahmet Paşa

Tarhuncu Ahmet Paşa, 17. yüzyılda yaşamış Osmanlı sadrâzamıdır. Arnavutluk’un Mat kasabasında doğdu. Devşirme olarak saraya alındı. Enderun'da tahsilini tamamladıktan sonra, sipâhi olarak Beylerbeyi Musa Paşa ile Mısır’a gitti. Önce Musa Paşa'nın, sonra da Hezârpâre Ahmet Paşa'nın kethüdâsı oldu. 1648’de Diyarbekir, 1649’da vezir rütbesiyle Mısır Beylerbeyliğine tâyin edildi. 1651’de azledildiyse de bir süre sonra Yanya Vâliliğine gönderildi.

Bu sırada Girit Seferinin uzaması ve Abaza Mehmed Paşa isyanları gibi hâdiseler sebebiyle devletin mâli durumu sarsılmıştı. Tarhuncu Ahmet Paşa, Mısır’dayken yaptığı mâli çalışmalarda başarılı olmuştu. Kazasker Hocazâde Mesûd Efendinin tavsiyesiyle 1652 yılında Gürcü Mehmet Paşa'nın yerine sadrâzam tâyin edildi. Öncelikle mâlî sıkıntıların düzeltilmesi emredilip, bu hususta her türlü yetki kendisine verildi.

Samîmi ve şiddetli bir şekilde işe başlayan Ahmet Paşa, Defterdâr Zurnazen Mustafa Paşa başkanlığında teşkil edilen mâliyeciler heyetine, devletin gelir ve giderini gösteren bir lâyiha hazırlattı. Sonra da devletin gelir ve giderleri arasındaki dengesizliği ortadan kaldırmak amacıyla iki bütçe plânı yaptı. Tarhuncu lâyihaları da denilen bu plana göre Ahmet Paşa, bütçedeki 1100 yük akçe olan açığı kapatabilmek için hîleli yollardan mal toplamış olanlardan hazîneye yardım adıyla para almaya başladı. Alınan bu tedbirler pek çok kimsenin menfaatine dokunduğu için, sadrâzama düşmanlıklar başladı. Kırım Hanı da hasımları arasındaydı. Kapdan-ı deryâ Derviş Mehmed Paşaya donanma ihtiyacı için arzu ettiği nakit para verilmeyince, sadrâzamla aralarında sert münâkaşalar oldu. Bu hâdise sadrâzamın düşmanlarını harekete geçirdi. Sadrâzamın; genç Padişah IV. Mehmet'i tahttan indirip, yerine kardeşi II. Süleyman’ı geçirmek istediği iftirasını padişaha ulaştırdılar. Güvendiği kimselerin kanalıyla gelen habere inanan padişah, 30 Mart 1653 tarihinde, Tarhuncu Ahmet Paşayı saraya çağırarak sadrâzamlıktan azil ve idam ettirdi. Onun ölümünden sonra uygulamaları kaldırıldı.


Sonraki Konu - Gedik Ahmet Paşa
Previous
Next Post »