Köprülüzade Numan Paşa

Köprülüzade Numan Paşa, 1670 yılında İstanbul'da doğdu. Salankamen Muhârebesinde şehit olan Köprülü Fazıl Mustafa Paşa'nın büyük oğlu olup, ilmi, fazlı, vâliliklerinde dürüst ve âdilâne hareketi ve muvaffakiyetiyle şöhret bulmuş vezirlerdendir.

Demirkapılı Fâzıl Süleyman ve Kayserili Hâfız Ahmed Efendi gibi devrinin önde gelen âlimlerinden ders aldı. Babasının ölümünden sonra bir müddet Köprülü âilesinin vakıflarını mütevelli olarak idâre etti. 1696’da İkinci Avusturya Seferine katıldı.

Köprülüzade Numan Paşa, 1700’de altıncı vezir olarak Dîvân-ı Hümâyûna girdi. 1701’de Erzurum vâliliğine, 1702’de Daltaban Mustafa Paşanın vezîriâzam olması dolayısıyla Anadolu vâliliğine getirildi. Ağrıboz, muhâfızlığı ile Kandiye ve Bosna vâliliklerinde bulundu. 1710’da II. Mustafa Hanın kızı Ayşe Sultan ile evlendi. Aynı yıl Çorlulu Damat Ali Paşa'nın yerine vezîriâzam oldu. Ancak, Numan Paşanın şöhreti dolayısıyla Anadolu ve Rumeli’den birçok dava sahibi, haklarını almak için İstanbul’u doldurdular. Bu karışıklıklar sebebiyle altı ay kadar sonra azledilerek, yeniden Ağrıboz muhâfızlığına gönderildi.

1714’te Bosna vâliliğine getirilen Numan Paşa, Karadağlıların isyânını şiddetle bastırmak sûretiyle mühim bir gâileyi önledi. 1715 Şubatında Silifke sancağıyla Anadolu’da eşkıyâ te’dibine memur oldu. 1716’da Kıbrıs vâliliğine tâyin olundu. Daha sonra Avusturya’nın âni bir hareketle Tuna ve Sava nehirlerini aşması ihtimâli üzerine, Kıbrıs vâliliği üzerinde kalmak üzere Bosna serdarlığına getirildi. 
Köprülüzade Numan Paşa, Bosna Hersek Serdarlığı sırasında düşmana karşı muvaffakiyetle karşı koydu ve Belgrad’ın Avusturyalılar tarafından işgâli esnâsında Bosna’ya yaptıkları taarruzlara, karşı taarruzlarla cevap vererek Avusturya kuvvetlerini mağlup etti ve Bosna’ya sokmadı. 1718 Ağustosunda Girit vâliliğine getirilen Numan Paşa, Şubat 1719’da Kandiye’de vefât etti. Divanyolundaki Köprülü Türbesine defnedildi.

Köprülüzade Numan Paşa, ölümünde elli yaşında bulunuyordu. Pek çok vilâyet ve sancakta görev yaptığından eyâlet idâresinde tecrübe sâhibiydi. Âlim olup bilhassa ilm-i kelâm ve ilm-i hadiste derin araştırmaları ve ihtisası vardı. Peygamber efendimizin hayatları ile İmâm Sehl bin Abdullah Tüsterî’nin sözlerini toplayarak birer eser yazmış ve bir de mantık kitabı kaleme almıştır. Ayrıca, tasavvuftan İmâm Ebü’l-Kâsım Abdülkerîm Kuşeyrî’nin meşhur Risâle-i Kuşeyriye’sini hülâsa etmiştir.

Sonraki Konu - Moralı Damat Hasan Paşa
Previous
Next Post »