Kılıç Ali Paşa

Kılıç Ali Paşa
Kılıç Ali Paşa, 1500 yılların başında doğduğu tahmin edilmektedir. Anadolu’dan alınarak Turgut Paşa ve Piyale Paşa ile berâber büyük Osmanlı amirali Barbaros Hayreddin Paşanın yanında yetiştirildi. Asıl adı Uluç Ali’dir.

Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) döneminde Barbaros Hayreddin, Turgut Paşa ve Piyale Paşa'nın bulundukları deniz muhârebelerine katıldı. Gösterdiği yararlıklar üzerine 1550’de, Sisam Adası mâlikâne olarak kendisine verildi. 

1565 yılında İskenderiye Beylerbeyliğine tâyin olundu. Mısır donanmasıyla Malta Seferine katıldı. Turgut Reis'in bu muharebede şehit düşmesi üzerine Trablusgarb Beylerbeyi oldu. 1568’de Barbaroszâde Hasan Paşa'nın yerine Cezâyir Beylerbeyliğine tâyin edildi. 1570’de Papanın teşvikiyle meydana getirilen Haçlı donanmasına karşı İnebahtı Deniz Savaşına katıldı. 7 Ekim 1571'deki bu fâciadan kurtulunca, II. Selim (1566-1574), onu Kaptan-ı Deryâlığa getirdi. İstanbul tersânelerinde yeni bir donanma yaptırarak, 1572’de Akdeniz, 1573’te İtalya, 1574’te Tunus Seferlerine çıktı. Bu seferler neticesinde Akdeniz’de Osmanlı hâkimiyeti pekiştirilerek, İspanyolların elinden Tunus’u aldı. 26 Temmuz 1574’te Fas Kalesini yaptırdı. 1584’te Kırım Seferine katıldı. 1585’te Sûriye ve Lübnan’daki Derezî (Dürzî) asilerinin yola getirilmesi için donanmasının başında İskenderiye’ye gitti. 21 Haziran 1587 tarihinde İstanbul’da vefât etti. Tophâne’de Mimar Sinan’a yaptırdığı câminin yanındaki türbesine defnedildi.

Osmanlı Devletinin en kuvvetli devri olan 16. yüzyılda yetişen büyük denizcilerden olan Kılıç (Uluç) Ali Paşa, Akdeniz’de Osmanlı bayrağını dalgalandırırken, Hıristiyan devlet korsanlarının tavizsiz tâkipçisiydi. Adı Avrupa kaynaklarına “Occhiali” olarak geçmiştir. Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Murad dönemlerinde Osmanlı Devletine hizmet edip, şanlı Türk zaferlerinin kazanılmasında emeği geçen kumandanlardandır. 16 yıl süren kaptan-ı deryâlık zamânında büyük harp gemilerinin inşâsına ehemmiyet verdi. 1586’da Yeni Saray’da pâdişâh için bir hamam, Boğaziçi kıyılarında iki câmi yaptırdı. Hanımı Selîme Hâtun da Fındıklı’da (Salıpazarı ile Kabataş arasında bir semt) bir mescit yaptırdı. Her ikisi de muhtaçların ihtiyaçlarını giderir, binlerce kimseye muntazam bir şekilde aylık verirlerdi.


Sonraki Konu - Tarhuncu Ahmet Paşa
Previous
Next Post »