Enver Paşa

Enver Paşa
Enver Paşa, 23 Kasım 1881 yılında İstanbul'da doğdu. İlk tahsiline İstanbul’da başladıktan sonra, babasının Manastır’a tayin olması ile orada tamamladı. 1894’te Manastır Askeri Rüştiyesini 1897’de Soğukçeşme Askeri İdadisini ve 1899’da Harp Okulunu bitirdi. Harp Akademisini de yüzbaşı rütbesiyle 1902’de tamamlayarak merkezi Selanik’te olan Üçüncü Orduya tayin edildi.

Balkanlar’da komite ve eşkıyanın çoğalmasından dolayı bunların takibi işlerinde görev aldı. 1905’te kolağası, 1906’da binbaşı oldu. Asker olmasına rağmen, o zaman merkezi Paris’te olan Terakki ve İttihat Cemiyetine katıldı (1907). Daha sonra İttihat ve Terakki adını alan bu cemiyette Talat Bey ile tanışarak faal rol oynamaya başladı. Siyasetle uğraşması, Selanik Merkez Komutanı Albay Nâzım’a suikasttaki rolü, onun Selanik’ten kaçarak dağlara çıkmasının önemli sebepleriydi. II. Abdülhamid Hanın tahttan indirilmesi ve meşrûtiyetin tekrar ilânı için İttihat ve Terakki Cemiyetinin çıkardığı karışıklık ve mücadelelere kolağası Resneli Niyazi Bey ve diğer bâzı subaylarla birlikte katıldı. Makedonya’nın Köprülü kazasında tek başına meşrutiyetini ilân etti (10 Temmuz 1908). Aynı gece I. Meşrutiyette uygulanan anayasa yürürlüğe konuldu. Böylece Sultan II. Abdülhamîd Han tarafından II. Meşrutiyet resmen ilan edilmiş oldu. Eşkıyalıktan İstanbul’a dönen Enver Paşa “hürriyet kahramanı” olarak karşılandı.

Makedonya’da bir müddet müfettişlik yaptıktan sonra Berlin Askerî Ataşeliğine tâyin oldu (1909). Alman hayranlığı burada başlayan Enver Paşa, 31 Mart Vakası üzerine İstanbul’a dönerek, Harekat Ordusuna katıldı. Trablus’a İtalyanların saldırması üzerine oraya gitti ve cephe komutanlığı yaptı. Burada yarbay oldu. 1912’de Balkan Harbi çıkınca yurda döndü. Fakat Balkan cephesindeki savaşlara iştirak etmeyerek, İstanbul’da politik hâdiselerle meşgul olmayı tercih etti. Etrafına topladığı çoğu sokak kabadayısı sınıfından kimselerle birlikte Bâbıâli Baskınını düzenledi (23 Ocak 1913). Bu baskın esnasında zamânın harbiye nâzırı Nazım Paşa, Enver Paşanın teşvikiyle vurularak öldürüldü. Sadrazam Kâmil Paşa istifa ettirilerek yerine Mahmud Şevket Paşa başkanlığında İttihatçı bir kabine kuruldu. Balkan Harplerine bizzat iştirak edip, muharebe etmediği halde Balkan Savaşlarında başarılı olduğu söylenerek üst seviyeli idari kademelerde yer tutmuş İttihat ve Terakki mensuplarınca üç sene kıdem verilip, rütbesi albaylığa, sonra da paşalığa (generalliğe) yükseltildi. Bu arada Şehzade Süleyman Efendinin kızı Naciye Sultanla evlenerek saraya dâmat oldu. Albaylıktan üstün rütbeye yükseltmek hakkı sadece padişaha ait olduğu halde, V. Mehmet Reşad’dan habersiz paşa yapıldı. Aynı gün Harbiye Nazırlığı da verilerek el çabukluğu ile ordunun başına getirildi. Arkasından Cemal Paşa’nın Bahriye Nazırı olması ile beraberce orduyu gençleştirme arzularından hareketle tecrübeli ve yüksek rütbeli 1200 Erkan-ı harp ve zabitanı (subay) emekliye ayırdı.

Otuz devletin iştiraki ile yeryüzüne felaket getiren Birinci Dünya Harbine Osmanlı Devletinin girmesine hiçbir sebep yokken yanlış, aceleci ve çoğunlukla tek başına yaptığı değerlendirmelerle devleti harbe sokarak yıkılışa ve büyük maddi ve manevi zararlar getiren çılgınca harp mâaceralarına sebep olduğu bilinmektedir. Osmanlı Devletinde bütün muharebeler sarayda toplanan fevkalade meclislerin kararıyla ilan edilmesine rağmen, Birinci Dünya Harbine girişin ana sebebi olan Türk-Alman ittifakı sarayın ve kabinedeki bazı bakanların haberi olmadan İttihatçı ileri gelenleri tarafından imzalandı. Bunların başında Enver Paşa vardı.

Mason olan Enver Paşa’nın askeri idaresinin çok zayıf olduğu harp tarihçileri tarafından söylenmektedir. Sâdece Kafkas cephesindeki harekâtı ile koca bir ordunun boşu boşuna kırdırılması buna bir örnektir. Kafkas cephesinin komutanı Hasan İzzet Paşa tarafından Ruslara taarruz emrine itirazda bulunulmuş, mevsimin şiddetli kış, havanın çok soğuk olması, yapılacak taarruzun aleyhimize netice vereceğinin anlatılmasına rağmen kararında ısrarı ve aksi görüş söyleyenleri görevlerinden azletmesi en büyük gafletlerinden biri olarak kaydedilir. Kumandayı bizzat Enver Paşanın ele aldığı meşhur Sarıkamış Harekatı 20 Aralık 1914’te böylece başlatıldı. Bu çılgınlık 90.000’e yakın vatan evladının canına mal oldu. Kanal Harekâtı ve diğer cephedeki başarısızlıkları da aleyhine değerlendirilen hususlardandır.

Birinci Cihan Harbi sonunda Enver Paşa diğer İttihatçılar gibi vatandan kaçarak önce Odesa’ya, Berlin’e sonra da Moskova’ya gitti. Türkistan’a geçip oradaki mücadeleye katıldı. Hazırlık yapmadan kendisini destekleyen Türk beylerinin kuvvetlerini toplayarak yaptığı savaşı kaybetti. 1922 yılında Tacikistan'da Kızılorduların bir koluyla yaptığı savaşta öldürüldü.


Sonraki Konu - Abdülkerim Nadir Paşa
Previous
Next Post »