Baltacı Mehmed Paşa

Baltacı Mehmed Paşa, 17. yüzyılda Çorum'un Osmancık ilçesine bağlı, bugün kendi adını taşıyan, köyde doğmuştur. Genç yaşta ilim merakı ile Trablus, Tunus ve Cezayir'e kadar gitmiştir. Daha sonra İstanbul'a dönmüş ve akrabalarından Hacı Sefer Ağa vasıtası ile saraya girmiştir. Burada önce baltacı oldu. Güzel sesli olduğundan musikiye heveslenmiş ve müezzin olup "Mehmed Halife" namını, temiz yüzlü ve akça-pakça bir insan olduğu için de "Pakçemuezzin" lakabını kazandı. Ardından kâtipliğe heveslenen Baltacı Mehmed Efendi, önce yazıcı ve Aralık 1703'de ikinci imrahorluğa tayin edildi.

Bu sırada şehzade Ahmed ile yakın ilişkiler kurdu. 1703'de Edirne Vakası sırasında İstanbul'da ve sonra Edirne'ye giden isyancılar ile yakın bağlantılar kurdu ve bunların II. Mustafa'yı tahttan indirip yerine kardeşi III. Ahmet'i tahta geçirmeleri için büyük gayretler gösterdi. III. Ahmet tahta geçtikten sonra sadrazam Moralı Damat Hasan Paşa sultanın tevecühünü kazanan ve böylece hızla ilerlemesi beklenen Baltacı Mehmet'i kendine rakip olarak gördü ve onu terfi ettirmedi. Birinci imrahorluğa geç yükseldi ama bu sefer de Trablusşam ve Halep taraflarına tahsildar olarak görevlendirilerek İstanbul'dan uzaklaştırıldı. 1704'de Kalaylıkoz Hacı Ahmet Paşa sadrazam olduğu zaman İstanbul'a dönebildi.

Kasım 1704'te vezirlik de verilerek kaptan-ı derya yapıldı. Sadrazam olana kadar 1 ay kadar bu görevi yaptı. 21 Aralık 1704'te de birinci kez sadrazam oldu. Bu sırada kendi taraftarlarını önemli işlere yerleştirme ile uğraştı. Daha başka bir iş yapamadan 3 Mayıs 1706'ta Sadrazamlıktan azledildi.

Azlinden sonra Sakız Adası'na sürüldü. Daha sonra darüssaade yazıcısı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın yardımıyla Erzurum valiliğine getirildi. Haziran 1707'de ise Sakız muhafızlığı görevi verildi. Ocak 1709'da Halep valiliğine atandı.

Baltacı Mehmed Paşa, 18 Ağustos 1710'da Köprülüzade Damat Numan Paşa'nın azledilmesinden sonra 2. kez sadrazam oldu. İlk faaliyet olarak İsveç Kralı XII. Karl'in (Demirbaş Karl)'ın 28 Haziran 1709 Poltava Savaşında Ruslara yenilmesi ve İsveç ordusundan artakalan 1.500 kadar kuvvetle güneye çekilerek Osmanlı Devletine iltica etmesi; önce Özi kalesine sığması ve sonra da Bender'e yerleşmesi ile Osmanlı Devleti ile Rusya arasında çıkan anlaşmazlıklara ve çatışmalara eğilmek oldu. Bender'de mülteci bulunan XII. Karl'in İstanbul'a yazdığı mektuplarla Rusya aleyhine yaptığı kışkırtmanın etkisi ile Sultan III. Ahmet 1711'de Rusya'ya karşı savaş ilan etti ve Prut Savaşı veya "1710-1711 Osmanlı-Rus Savaşı" adı verilen savaş başladı.

Sadrazam olan Baltacı Mehmet Paşa, Şubat 1711'de Serdar-ı Ekrem olarak tayin edildi. Sefer hazırlıkları tamamlandıktan sonra 9 Nisan 1711'de İstanbul'dan 200.000 kişilik bir orduyla ayrılan Baltacı Mehmet Paşa Tuna'yı geçerek Eflak'a girdi. Osmanlı ordusu, 18 Nisan'da başlayan ve 4 gün süren Prut Savaşı çarpışmaları ile Kırım Ordusu'nun da desteği ile Rus birliklerini Prut Nehri kıyısında bulunan bataklık arazideki Stanilesti kasabası yakınına sürdü ve çember içine aldı. O an için kurtuluş imkanı bulunmayan Rus ordusu komutanı olan Rus Çarı I. Petro, Moskova'ya bir mektup yazarak durumun zorluğunu ve ümitsizliğini anlattı. Çariçe I. Katerina araya girerek Osmanlı Devleti'ne Osmanlıların her isteğini yerine getirecek bir barış teklifinde bulundu. Hem Kırım Hanı, hem de İsveç Kralı saldırıya geçilip Rus ordusunun yok edilmesini savundular. Ancak Baltacı Mehmet Paşa, Rus ordusunun etrafını sarmışken bile, emrindeki ordudaki yeniçeri gücünde isyan belirtileri görerek yeniçerilere güvenmemesi nedeniyle bir barış yapmayı kabul etti. 21 Temmuz 1711 tarihinde taraflar arasında Prut Antlaşması adı verilen bir antlaşma yaptı.

Antlaşmanın imzalanmasından Padişah III. Ahmet de memnun olmuştu. Ancak ordusunu kuşatmadan kurtaran Çar I. Petro'nun, vaatlerini yerine getirmemesi, sadrazama karşı İstanbul'da bir muhalefet grubunun oluşmasına yol açtı. Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa istediği tam neticeyi almak için ağır davranmaktaydı. Bu tutumu İstanbul'da yanlış yorumlara neden oldu. Ordu ile Sadrazam Baltacı Mehmt Paşa Eylül'da Edirne'ye geldi. 20 Kasım 1711'de III. Ahmet'in emriyle sadrazamlıktan azledildi.

Sicill-i Osmani'ye göre

Tarihçiler, Deli Petro'nun esirlikten kurtulmasına rüşvet ve İsveç kralına hiddet manasını verirler. Herhalde Rusya ordusunu imparator ile birlikte esir etse, tarihimizce şan aldıracak bir hizmetle iyi ün kazanmış olacaktı.

Diğer taraftan Baltacı Mehmet Paşa ile Çariçe Katerina arasında bir tür ilişki kurulduğuna dair zaman içinde geniş kapsamlı söylentiler, tartışmalar ve literatür oluşmuştur. Bunun doğru olmadığı A. Akgündüz'ün tarafından yapılan Rus ve Osmanlı kronikleri incelemelerinden belgelenmiştir. Akgündüz'e göre, Sadrazam Baltacı Mehmed Paşa ile Çariçe Katerina'nın olay sırasında karşı karşıya geldiği gibi bir durumun söz konusu olmadığı gibi hatta Katerina'nın o sırada oralarda olduğunu gösteren bir kaynak da mevcut değildir.

Sadrazamlıktan azledilmesinden sonra Baltacı Mehmet Paşa kalebentlikle Midilli adasına sürüldü. Ardından Temmuz 1712'de Limni adasına sürgüne gönderildi. Eylül 1712'de Limni adasında vefat etmiştir. Vefat ettiğinde yaşı 50 yaşına biraz geçmişti. Mezarı "Niyaz-ı Mısr"'nin gömülü bulunduğu mezarlıktadır.


Sonraki Konu - Damat Ferit Paşa
Previous
Next Post »