Mora Savaşı (1664-1699)

Mora Savaşı, 1664-1699 yılları ve Osmanlı-Venedik arasında gerçekleşmiş savaştır. Bu savaş, Osmanlı-Kutsal İttifak Savaşları'nın bir parçasıdır. Savaşın alanı, İyon Denizi'nden Yunanistan'a kadar olan geniş bir bölgedir. Bu kadar geniş olmasına karşın, savaşın en önemli cepheleri Mora Yarımadası'nda gerçekleşmiştir. Savaşın sonucunu Karlofça Antlaşması belirlemiştir ve Mora Yarımadası Venedik'e geçmiştir.

4. Haçlı Seferi'nden sonra, 1204 yılında, Venedikliler Ege Denizive İyon Denizi'ndeki tüm adaları Bizans'tan aldı. Osmanlılar'ın yükselmesiyle beraber, Venedik tüm adalarını Osmanlı'ya kaybetti. 1669'da Girit'in Osmanlı'ya kaybedilmesiyle sonuncu ada da Osmanlı'ya geçmiş, bu olay Venedik'in Kutsal İttifak'a geçmesindeki ana neden olmuştur. 2. Viyana Kuşatması'nın başarısızlıkla sonuçlanmasıyla Venedikliler, eski kuvvetinde olmayan Osmanlı'ya savaş açmıştır.


Temmuz 1684 tarihinde Venedikliler harekata başladı. ilk hedefleri Lefkada Adası oldu. 16 günlük kuşatmanın ardından Ağustos ayında adayı aldılar. Burada Yunan yerlileri tarafından ihtiyaçları giderildi. Burada fazla beklemeyip, anakaradaki Acarnania bölgesinin kıyılarını bomabalamaya başladılar. Preveze ve Vonitsa'daki Osmanlı tabyalarının Eylül ayının sonlarına doğru Venediklere geçmesiyle, Acarnania bölgesinin ilhakı tamamlanmış oldu. Bu erken zaferler, Venedik'e büyük moral kaynağı oldu. Çünkü, Venedik'in Mora'ya yapacağı ilhakı kolaylaştırmış oldu (direk Mora'ya asker taşımak yerine, buraya askeri üs kurulabilecekti). Ayrıca, Yunan halkının desteğini de kazanmış oldu.

Mora'nın İlhakı

1 yıla yakın bir süre boyunca Venedik ordusunda hiçbir hareketlilik olmadı. Bu süre zaafı içinde, Mora'nın Mani burnunda yaşayan halkı isyana teşvik etti. Çıkan isyana destek verdi. Bu sıralarda, Mora'ya yönetici olarak İsmail Paşa yeni atanmıştı. İsmail Paşa, Mani halkının ayaklandığını duyunca, 10.000 askeri ile isyanı bastırdı. İsyanın bastırıldığını öğrenen Venedikliler, 8.100 kişilik ordusuyla 25 Temmuz 1685 tarihinde Koron'daki Türk garnizonunu kuşatmaya aldı. 11 Ağustosta, Venedikliler kaleyi ele geçirdi. Sonra, Mani halkını yeniden isyana teşvik edebilmek için Kalamata şehrine doğru ilerlemeye başladı. İlerleme kaydedilirken, Venedikliler Saksonya Devleti'nden 3.300 kişilik askerî destek aldı. Kalamata'ya vardıklarında, 10.000 kişilik ordusunu yendiler. Eylül sonuna kadar, Venedikliler Mani Burnu'nun tamamını ve Messinia Kenti'nin çoğunu ele geçirmişlerdi.

Ekim ayı geldiğinde, Venedik-Saksonya birleşik ordusunda veba salgını baş gösterdi. Kış aylarının da yaklaşması nedeniyle, ordu İyon Denizi'ndeki adalara geri çekildi. Veba salgını, ileriki yıllarda orduda sürekli olarak baş gösterecekti. Nisan 1686'da Venedikliler, Papalık'tan ve Toskana'dan gelen destekle, Mani'ye gelen Osmanlı saldırını püskürttüler. Bu sırada, birleşik ordularının kara ordusunun başına Otto Wilhelm Königsmarck, donanmanın başına Francesco Morosini geldi. Königsmarck, Navarin Kalesi'ni kuşattı, ve 3 Haziranda kaleyi ele geçirdi. Kuşatma sırasında, Osmanlı Pilos'taki Müslüman halkı Trablus'a götürdü. 4 Temmuzda Methone alındı. Hiç durulmaksızın Argos ve Nafplion kasabaları ilerlendi. 4 Ağustosta Palamidi Kalesi'ne vardı 12.000 kişilik Venedik ordusu. Yapılan ilk kuşatma kaldırıldı. Çünkü kuşatma sırasında, İsmail Paşa komutası altında 7.000 Osmanlı askeri desteği geldi. Desteğe rağmen, kale 3 Eylülde Venediklilerin eline geçti. Desteğe gelen ordu da yenildi. Osmanlı ordusu, önce Achaea'ya, sonra Korint'e geriledi. 16 Ağustosta geri çekilme tamamlandı.


Mora Adası'nın tamamiyle ele geçirilmesinden sonra, Yunanistan'ın anakarasına sefer başladı.
Previous
Next Post »