Kütahya-Eskişehir Muharebeleri

Kütahya-Eskişehir Muharebeleri, 10 Temmuz 1921 ile 24 Temmuz 1921 tarihleri arasında Yunanistan ile Ankara Hükûmeti ordusu arasında gerçekleşen muharebe. Muharebeyi kaybeden Ankara hükûmeti kuvvetleri Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmek zorunda kaldı. 

Yunanlılar, Aslıhanlar ve Dumlupınar Muharebeleri ile Kütahya-Eskişehir Muharebeleri arasındaki üç aylık zaman içinde, Anadolu'daki kuvvetlerini 11 tümen ve 1 süvari tugayına çıkartarak daha da güçlenmiş bir durumda 10 Temmuz 1921'de Bursa-Eskişehir; Bursa-Tavşanlı-Kütahya; Uşak-Dumlupınar-Seyitgazi istikametlerinde üç ayrı koldan taarruza geçtiler.

1, 3, 4 ve 12 nci Gruplar ile bir Mürettep Kolordu olmak üzere; 15 piyade tümeni, 4 süvari tümeni ve 1 süvari tugayından oluşan Türk Kuvvetleri ise İnönü-Kütahya-Döğer mevzilerinde savunma için tertiplenmişlerdi.

Türk Ordusu'nun imha edilmesini ve Afyon, Eskişehir, Kütahya gibi stratejik noktaların işgalini amaçlayan Yunanlılar; İnönü ve Kütahya tahkim edilmiş mevzilerine çatmak yerine, zayıf kuvvetlerle tutulmuş olan Türk Kuvvetlerini güney kanattan kuşatmak üzere harekata başladılar.

I ve II nci İnönü Muharebelerinin aksine, Bursa bölgesi'nde hareketsiz görünen Yunan Ordusu, Afyon cephesin'de başlangıçta 12 nci, müteakiben de 2 nci Türk Kolorduları bölgesine taarruza geçti. Afyon'u işgal eden ve 12 nci Kolorduya büyük zayiat verdirerek Afyon doğusuna çekilmeye zorlayan Yunanlılar, müteakiben taarruzlarını Altıntaş-Seyitgazi istikametinde yoğunlaştırdılar. 15 Temmuz 1921'de 4.Tümen komutanı Yarbay Mehmet Nâzım Bey Yumruçal'da hayatını kaybetti.

Yunan birlikleri 17 Temmuz'da İsmet Paşa komutasındaki Garp Cephesi kuvvetlerini, Mehmet Nazım Bey'in öldüğü Yumruçal-Nasuhçal civarında cepheyi yarıp Kütahya'yı ele geçirdi. Aynı gün Fevzi Paşa ile birlikte cepheye gelerek Garp Cephesindeki TBMM kuvvetlerinin kuşatma tehdidi altına girdiğini gören Mustafa Kemal Paşa Türk ordusunun çekilmesini emretmek zorunda kaldı: Batı Cephesi birlikleri önce süratle Eskişehir-Seyitgazi hattına, daha sonra da Sakarya Nehri doğusuna ricat edecekti. Bu ricat, Türk Ordusu'nun elde kalmasını sağlayarak kuşatılarak yok edilmesini engelledi.

Komutayı ise, o zamana kadar Garp Cephesinin başında olan İsmet Paşa yerine bizzat Mustafa Kemal Paşa ve Fevzi Paşa ele aldı. Askerliğin gereği bunu gerektiriyordu ve sür'atle yerine getirilmeliydi. 19 Temmuz günü Eskişehir de düşünce, Fahrettin Bey komutasındaki 5. Süvari Grubu ve 1. Gruba bağlı Türk birlikleri Sakarya Nehrinin doğusuna çekildi. TBMM, 3 Ağustos 1921'de İsmet Paşa'yı Genelkurmay Başkanlığı görevinden azlederek, aynı zamanda Başbakan ve Milli Savunma Bakanı da olan Fevzi Paşa'yı bu vazifeyle de görevlendirdi. Aynı zamanda Meclis Başkanı Mustafa Kemal Paşa'yı Türk Ordusu Başkomutanlığı'na atadı.

Hatırı sayılır büyüklükte ülke topraklarının Yunanlılara terk edilmesi anlamına gelen bu durum Yunanlıları ümitlendirirken, TBMM'de tedirginlik yaratmıştı. TBMM tarafından Başkomutanlığa getirilen Mustafa Kemal Paşa, ordu ile ilgili tüm yetkileri meclis oylaması sonucu kendi üzerine aldı ve "Tekalif-i Milliye" emirlerini çıkarttı. Arkasından da tarihte o ana kadar benzeri görülmemiş bir savaş biçimi olan, Türk milletinin "Topyekün Savaş"ını başlattı.

Kütahya-Eskişehir muharebelerinde iki önemli durum dikkati çekmektedir. Birincisi; Yunan Bursa grubunun geç harekata başlaması sebebiyle Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa'nın birliklerin kullanılmasında tereddüte düşmesi neticesi ortaya çıkan ağır yenilgidir. İkincisi ise; birliklerin yaya olmaları sebebiyle iç hat manevrasının sağladığı avantajlardan istifade edilememesidir.
Previous
Next Post »